Akdeniz Tipi Beslenme ve Fonksiyonel Beslenmenin Önemi

Akdeniz Tipi Beslenme ve Fonksiyonel Beslenmenin Önemi

Günümüzde birçok kronik hastalığın gelişiminde ve ilerlemesinde ortak bir mekanizma olarak endotel disfonksiyonu öne çıkmaktadır. Endotel; damarların iç yüzeyini kaplayan, damar tonusu, inflamasyon, pıhtılaşma ve hücresel geçirgenlik üzerinde düzenleyici rolü olan aktif bir dokudur. Endotel fonksiyonlarının bozulması, başta ateroskleroz olmak üzere kardiyovasküler hastalıkların temelini oluşturur. Endotel disfonksiyonu için en önemli risk faktörleri arasında diyabet, sigara kullanımı, dislipidemi ve hiperkolesterolemi yer almaktadır. Özellikle yüksek doymuş yağ ve trans yağ içeren beslenme modelleri, LDL kolesterol düzeylerini artırarak arter duvarında kolesterol birikimine yol açar. Bu süreç zamanla yağlı dejenerasyon, damar daralması ve ateroskleroz gelişimi ile sonuçlanır. Bu nedenle kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde, yağlı kırmızı et ve işlenmiş et tüketimi sınırlandırılmalı; yerine yağsız etler, balık, sebze, meyve, tam tahıllar ve kurubaklagillerin artırıldığı bir beslenme benimsenmelidir. Bilimsel çalışmalar, Akdeniz tipi beslenmenin kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada güçlü koruyucu ve iyileştirici etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Bu beslenme modeli: Günlük 4–6 porsiyon sebze ve meyve,Günlük tam tahıllar,Haftada en az 4–5 porsiyon kurubaklagil, Haftada 2–3 kez balık,Temel yağ kaynağı olarak zeytinyağı tüketimini esas alır. Akdeniz beslenmesi, oksidatif stresin azaltılmasında ve endotel fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynar. Oksidatif stres, serbest radikallerin artışıyla damar duvarında hasara yol açarak ateroskleroz sürecini hızlandırır. Akdeniz diyeti ise güçlü antioksidan içeriği sayesinde bu süreci baskılar. Akdeniz diyetinde yer alan polifenoller (resveratrol, kateşin, kuersetin gibi), antiinflamatuar ve antioksidan etkileriyle damar sağlığını destekler. Bu bileşikler; zeytinyağı, üzüm, kırmızı meyveler, yeşil yapraklı sebzeler ve bitki çayları yoluyla alınır. Zeytinyağında bulunan tekli doymamış yağ asitleri (oleik asit) ve fenolik bileşikler, LDL oksidasyonunu azaltarak ateroskleroz riskini düşürür. Antioksidanlar ve Oksidatif Stresle Mücadele Antioksidanlar, vücutta serbest radikallerle savaşarak bağışıklık sistemini destekler, hücre hasarını azaltır ve yaşlanma sürecini yavaşlatır. Antioksidan yönünden zengin besinler arasında: Ahududu, böğürtlen, çilek ,Nar, erik, kiraz ,Elma, portakalyer almaktadır. Bu meyvelerin düzenli tüketimi, damar sağlığı üzerinde koruyucu etki sağlar. Ayrıca sodyum, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin dengeli alımı da endotel fonksiyonları açısından önemlidir. Bu besin ögelerinin yalnızca miktarı değil, hazırlanma ve pişirme yöntemleri kızartma yerine haşlama, fırınlama, buharda pişirme gibi de belirleyicidir. Fonksiyonel Beslenmenin Kardiyovasküler Rolü Fonksiyonel beslenme yaklaşımı, temel besin ögesi ihtiyacını karşılamanın ötesinde sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesini hedefler. Ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalıkların yönetiminde fonksiyonel besinlerin önemli bir yeri vardır. Bitkisel kaynaklı fonksiyonel besinler (fitokimyasallar) şunlardır: Karotenoidler: Lahana, yeşil bezelye, pancar, havuç Flavonoidler: Soğan, domates, böğürtlen, ahududu, kereviz, maydanoz Fitoöstrojenler: Brokoli, kurubaklagiller, çay, soya Fenolik asitler: Kahve, tam tahıllar Organosülfür bileşikleri: Pırasa, soğan, sarımsak Hayvansal kaynaklı fonksiyonel besinler arasında ise: Omega-3 yağ asitleri: Yağlı balıklar (somon, sardalya, uskumru), deniz ürünleri ve deniz algleri Konjuge linoleik asit (CLA): Geviş getiren hayvanların et ve süt ürünleri Omega-3 yağ asitleri; inflamasyonu azaltıcı, trigliserid düşürücü ve endotel fonksiyonlarını iyileştirici etkileriyle kardiyovasküler sağlıkta önemli yer tutar. Kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde beslenme, , tedavinin temel bileşenlerinden biridir. Akdeniz diyeti ve fonksiyonel beslenme yaklaşımı; oksidatif stresin azaltılması, inflamasyonun baskılanması ve endotel fonksiyonlarının korunması yoluyla damar sağlığını bütüncül olarak destekler. Sebze, meyve, tam tahıl, kurubaklagil, balık ve zeytinyağı ağırlıklı; işlenmiş ve doymuş yağdan fakir bir beslenme modeli, kardiyovasküler hastalık riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynar. 

(0222) 335 03 35 7/24 bize ulaşabilirsiniz.